Her şeyin bir sırası mı var?

Çevrenizdeki insanlara şöyle bi bakın hayatımızı nasıl yaşıyoruz? Doğduk, okula başladık, okulu bitirdik, iş bulduk, erkekler askere gitti, evlendik, çocuk yaptık, kardeşsiz olmaz dendi kardeş yaptık, çocukları büyüttük, yaşlandık, öldük. Sıra hep aynı değil mi?

Hatta bu sırada farklılık yapanlar olunca, örneğin evlenmek istemeyen biri varsa çevresindekiler tarafından hemen dedikodusu yapılır “bunda bi sorun vardır” diye kazanı kaynatılır.  

Sanki görünmez bir güruh bir araya gelmiş ve hepimiz için standartları belirlemiş. Bu sıraya uygun davrananlar toplumun gözdesi olarak yaşayıp giderken, kural bozan o “sorunlular” herkes tarafından dışlanıyor. İyi de kim belirledi bu kuralları kardeşim?

Ama korkmayın her basamağı atladığınızda o etiketi yemiyorsunuz. Örneğin okulu yarıda bırakıp evlenmeye karar verdiniz, evlenmiş olmak toplumumuzun en önemli başarılarından biri sayıldığı için arkanızdan biraz konuşulsa bile asla “ sorunlu” diye yaftalanmazsınız.

Peki ya tersi olursa? Okulunuzu başarıyla bitirip, harika bir kariyere imza attınız ama bekar kalmayı tercih ettiniz. İşte o zaman yandınız! “Evli olmak” bu coğrafyanın en kutsal adımlarından biri kabul edildiğinden, anında o malum “sorunlu” yaftasını yersiniz. Hatta bu söylemler öyle bir hal alır ki, siz bile duyduklarınız yüzünden dönüp kendinize “Acaba bende gerçekten bir tuhaflık mı var?” diye sormaya başlarsınız.

Evlenmeden önce bu düzeni çevremdeki bütün insanlarda gözlemlediğim için, bu sıraya düşman olup evliliğe karşı çıkmaya başlamıştım. Sonra tabii şu anki eşimle tanıştığım için pek kararlı olamadım. Mutlu son evlendik. Evlenirken, toplumu arkasına alıp koşa koşa gelecek olan “çocuk yapın” baskısını hesaba katamadık. Şimdi ben de şu yol ayrımındayım “çocuk yapmazsam gelecekte pişman olur muyum?” 

Peki bunu gerçekten ben mi düşünüyorum yoksa çevremde gördüğüm hayatlar ve baskılar beni buna mı inandırıyor?

Yorum yapın