Evlilikle ilgili hayallerimizde aynı evin içine girdiğimiz zaman canlanan şeyler genel olarak aynıdır diye tahmin ediyorum. Beraber yemek yapmak, battaniyenin altında film izlemek, temizlik işlerini mutlu mutlu gülerek yapmak. Kısacası her şeyi beraber ve yüzümüzde mutlu, aşık bi gülümsemeyle yapacağımızı düşünüyoruz. Ama evlenince işler pek öyle olmuyor.
Aynı evin içinde yaşamaya başladığınız zaman her anınız beraber geçmeye başlıyor.
Yemek yaparken yanınızda biri, temizlik yaparken yanınızda biri, yağmur yağarken şöyle bir kahvemi yapıp film açayım diyorsunuz yine yanınızda biri. Sürekli beraberken ortak keyif alacağınız şeyleri bulmakta zorlaşıyor. Biraz da kendi kendimize kalıp sakin sakin kahvemizi yudumlayıp hiçbir şey yapmadan oturmak istiyoruz.Tabii erkeklerin ev işlerinden uzak kalmasını da istemediğimiz için “sen git ben yaparım” cümlesini asla kurmuyoruz, bu cümleyi bir kere kurarsanız sanki her ev işini yaparken “sen git ben yaparım” demişsiniz gibi davranıyorlar (tecrübeyle sabit).
Aslında yapmak istediğimiz şey hem kendimize alan yaratmak hem de evimizdeki dengeyi korumak. Bunu sağlamak çok zor görünse de çok kolay bir çözümü var aslında. İkinizin de evde yapacağı “kendinize ait” bir hobinizin olması. Burda dikkat etmeniz gereken şey ortak bir hobi bulmak değil, ayrı ayrı kendi keyif alacağınız hobileri bulmak.
Örneğin ben eski diziler izlemekten, günlük tutmaktan, kitap okumaktan çok keyif alıyorken eşim bilgisayar oyunlarından, haber izlemekten, araştırma yapmaktan keyif alıyor. Hobilerinizi kendi ilgi alanlarınıza göre seçebilirsiniz.
Evde yapacak ayrı hobiler bulduğunuzda durum şöyle oluyor, dışardayken eve gelmek keyifli bir hale geliyor çünkü evde başına oturacağınız bir rutininiz oluyor ve o rutine kavuşmak için can atıyorsunuz bunu yaparken de eşinizin mutlu olup olmadığını düşünmüyorsunuz çünkü o da kendi hobisinin başında oluyor.
Şimdi her şey çözülmüş gibi görünüyor ama esas mesele burada başlıyor. Kendimizi hobilere kaptırıp -özellikle erkekler ve bilgisayar oyunu ikilisi- eşimizi ihmal etmiyoruz, sık sık yanına gidip minik öpücükler veriyoruz, beraber zaman geçirmeyi de ihmal etmiyoruz. Yani her zaman bir numaraya eşimizi koyuyoruz ve ona bunu hissettiriyoruz. Hobilerimiz ikinci planda, bunu unutmadan ve kendimizi kaptırmadan kahvemizi yapıp keyfine varıyoruz.