Bu başlığı ele almak için ilişkilerimizin en başına şöyle bi göz atalım. Hani o her şeyin mükemmel olmasını istediğimiz, insan değil de prenses olarak görünmeyi istediğimiz o evre. Tanışıp flört aşamasına geçtikten sonra karşı tarafla minik cilveleşmeler her söylediğine kafa sallayıp gülümsemeler. Tamamen aykırı bir şey söylese bile hafif bozulup tepki vermeden devam etmek -bunun alt düşüncesi bu fikrini değiştirebilir miyim yoksa sabit fikirli mi karşı tarafı tanıyamadığımız için şimdilik dursun temeline dayanır-. En güzel halimizi gösteririz, makyajsızım desek bile göz altlarımız pürüzsüz, yanaklarımız şirin bir pembeliktedir. Kadınlar açısından işler böyle ilerlerken erkeklerin dünyasına baktığımızda size çabalamıyor gibi görünebilirler, ben de sonradan fark ettim ki çabalıyorlarmış. Sizin için küçük erkekler için büyük bir fedakarlık: erkekler ilişkinizin cicim aylarında yanınızda pırtlatmazlar bu sürenin tadını çıkarın. Karşılıklı gülümsemeli, her söylediğine kafa sallayıp onay vermeli evremiz ilerledikçe artık biraz biraz prenseslik evresinden çıkmaya başlarız. Artık tam makyajsız hallerimiz ortaya çıkmaya başlar, saçlarımız her an fönlü değildir ama biz kadınlar hala pırtlarımızı gizleriz ve fikir ayrılıklarında ilk aşamadaki kadar olmasa da orta halli cevaplar veririz -bunun temelinde de ilişkiyi ilerlettik şimdi böyle bir şeyden bana düşman olmasın zaten makyajsız halimi de gördü sebebinin yattığını düşünmekteyiz-. Erkekler bu aşamada neler yapar hemen bakalım eğer sevgililiğinizi çoğunlukla dışarda buluşarak geçiriyorsanız hala pırtlarını duyamazsınız ama zamanınızın çoğunu evde geçiriyorsanız ve sevgiliniz sebepsizce dışarı çıkmak için bahaneler uyduruyorsa tebrikler aldatılmıyorsunuz! Sevgiliniz gizli gizli pırtlıyor! Tam bu an sevgilinize soru sorarsanız ve pırtladığını itiraf ederse artık kahkaha atıp “yanımda pırtlayabilirsin” aşamasına geçmek zorunda kalırsınız. Artık erkeğin pırtlarını ortaya döktüğü, bir insanın nasıl böyle gazlı olabileceğini düşündüğünüz aşamada erkekler için her şey çözülmüş, konfor alanı açılmıştır. Biz kadınlar ne yaparız bu aşamada? Makyajsız halimiz zaten ortaya çıkmıştı, saçlarımız fönsüz görünebiliyordu ne kaldı o zaman diye düşünebilirsiniz. Artık biz de düşüncelerimizi ortaya çıkardığımız evreye geldik. Feminizm damarlarımızın kabardığı, karşımızdakini prens gibi görürken aslında erkek olduğunu görmeye başladığımız evre. Bu aşamada tartışmalar ve fikir ayrılıkları artar, aslında ilişkinin sonunun ne olacağının belli olduğu ama zaman geçirmişliğin vermiş olduğu alışmışlık duygusuyla bir şekilde yola devam edilir. Zaman daha da ilerledikçe tartışmalar azalmaya başlar. Erkek, ben bu kızın yanında pırtlıyorum bir daha nereden bulacağım böylesini diye alttan almaya başlar, kadın artık bütün erkekler böyle belli ki der ve alışkanlık evresine geçiş yapılır. Bu aşamada az kavga edilir ama birbirinizi düşüncelerinizi okuyacak kadar iyi tanıdığınız için kavgaların şiddeti artmış, barışma süresi kısalmış olur. Bu aşamadan sonra bence şöyle bir durup kendinize sorun, ben karşımdaki kişiyi bütün özellikleriyle seviyor muyum, yoksa tahammül mü ediyorum? Cevabınız seviyorumsa kabullenme evresine geçip karşınızdaki kişiyi olduğu gibi kabul etmeye, kötü yanlarını kendinizce komik ve sempatik hale dönüştürün tavsiyesiyle ilerleyebilirsiniz. Ama cevabınız tahammül ediyorumsa sanırım ne olacağını tahmin ettiniz, bu aşamada biraz cesaret ve “en azından ne istemediğimi biliyorum” tecrübesi serpiştirerek yolumuza devam etmeyi bilmek gerekiyor.
Şimdi şu soruyu duyar gibiyim “erkekler pırtlayıp duruyor, kadınlar bu aşamaya ne zaman geçecek?” bu sorunun cevabı hiçbir zaman. Biz kadınlar prensesliğe zirvede başlayıp sonraki aşamalarda birkaç basamak aşağı düşsekte hiçbir zaman prensesliğimizden tam olarak vazgeçmeyiz, yanlışlıkla kaçırdığımız pırtlar sizi yanıltmasın, tacımızı asla elimizden bırakmayız.